| IZMIR Portalı |
| İzmir Yaşam Portalı |
|
'Tespitiniz doğru sorunu çözeceğiz'
'Tespitiniz doğru sorunu çözeceğiz'Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz kadavradan yapılan organ bağışlardaki düşüşün nedenini açıkladı
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Hastanesi'nin beyin ölümü gerçekleşenlerden (kadavra) organ bağışındaki hızlı düşüşünü ve 2008'de kadavradan hiç organ bağışı alamadığını ortaya koyan Yeni Asır'ın dünkü manşeti, İzmir'de büyük yankı uyandırdı. Konuyla ilgili Yeni Asır'a açıklamalarda bulunan EÜ Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz ise, Yeni Asır'ın tespitinin doğru olduğunu belirterek, göreve geldiği andan itibaren organ bağışının artırılması amacıyla çalışma başlattıklarını belirtti. Bir hafta önce yaptıkları toplantıda organ bağışı ve nakli ile ilgilenen öğretim üyeleriyle de konuyu değerlendirdiklerini belirten Yılmaz, "Bu düşüşün sebebini şu an bilmiyorum. Ancak, organ bağışı ve nakli ile ilgilenen ekibe gerekli talimatları verdim. Ayrıca organ bağışını arttırmak amacıyla bir öğrenci kulübü oluşturulacak" dedi.
ÇOK HASSAS BİR KONU
Organ bağışının arttırılması ve kamuoyunda organ bağışı bilincinin oluşması amacıyla yoğun bir çalışma yürüttüklerini anlatan Prof. Dr. Yılmaz, "Bir hafta önce organ bağışı konusunda çalışan yöneticilerle bir toplantı yaptım. Sistem şu anda çalışıyor. Organ bağışı çok hassas bir konu. Biz üniversite olarak organ bağışının arttırılması için bir çok çalışma yapıyoruz. Organ bağışlayacak kişilerin motivasyonunu arttırmak için de uğraşıyoruz" dedi.
DEVAM EDİYORUZ
Yeni Asır'daki haberin ardından bazı vatandaşların üniversiteyi arayarak, "Artık organ nakli yapmıyor musunuz?" diyenler olduğunu anlatan Prof. Dr. Yılmaz, haberin sadece vatandaş arasında algılanmasının farklı olduğunu, üniversitenin organ bağışı, organ nakli çalışmaların tüm hızıyla sürdüğünü, organ naklinde önemli başarılara imza atıldığını söyledi. EÜ'nün karaciğer naklinde Avrupa birincisi olduğunu, karaciğer ekibinin Azerbeycan'da, ülke tarihinin ilk karaciğer nakli operasyonunu yaptıklarını hatırlatan Prof. Dr. Yılmaz, kentin her konuda basın kuruluşları, iş dünyası ve üniversitesi ile ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.
BAYINDIR ÜZÜNTÜ DUYDU
EÜ'nün bir önceki rektörü Prof. Dr. Ülkü Bayındır da, hastanede kadavradan organ bağışındaki düşüşün kendi dönemindeki atama ve uygulamalardan kaynaklanmadığını ifade etti. Bayındır, "Çıkan haberden büyük üzüntü duydum. Yıllarca organ naklini ayakta tutmak ve daha başarılı işler yapmak için birkaç sene önce üniversitemizden ayrılıp İstanbul'a giden Prof. Dr. Yaman Tokat ve ekibinin yerine hızlıca yeni ekip kurduk. Onların yokluğunu hissettirmemek için elimizden geleni yaptık ve hastanemiz bu alanda yıllarca birinci sırada yer aldı" dedi.
Türkiye'de öncü olmuşlardı
Ege Üniversitesi kalp nakli uzmanları 10 yılda 118 nakil gerçekleştirerek en yakın rakibine bile fark atmıştı
2008 yılında kadavradan hiç organ bağışı alamayan Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, organ nakli konusunda Türkiye'nin en önde gelen kuruluşları arasında yer alıyor. Hastane, organ naklinde birçok konuda Türkiye ve Avrupa'da lider konumunda bulunuyor. Ege Üniversitesi kalp nakli uzmanları 10 yılda 118 kalp nakli gerçekleştirdiler. Hastane, bu istatistikleri ile kendisine en yakın rakibi olan İstanbul Koşuyolu Kalp ve Araştırma Hastanesi'ne iki katı fark attı. Prof. Dr. Mustafa Özbaran önderliğindeki Prof. Dr. Sanem Nalbantgil, Doç. Dr. Tahir Yağdı, Op. Dr. Çağtay Engin, Yük. Hem. Sultan Karakula ve Dr. Serkan Ertugay'dan oluşan kalp nakli ekibi, yaptığı başarılı kalp nakilleriyle Türkiye tıp literatürüne de girdi.
BÖBREKTE REKOR
EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi'nde ilk böbrek nakli 12 Ekim 1987'de gerçekleşti. Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun'un başkanlığındaki ekip bugüne kadar 1200 böbrek nakli operasyonu gerçekleştirdi. EÜ Tıp Fakültesi Hastanesi Türkiye'de en çok böbrek nakli operasyonun yapıldığı ikinci merkez konumunda.
AVRUPA BİRİNCİSİ
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Doç. Dr. Murat Kılıç başkanlığında Yrd. Doç. Dr. Murat Sözbilen ve Plastik Cerrahi'den Prof. Dr. Mehmet Alper'den oluşan Karaciğer Nakil Grubu, Avrupa'nın canlıdan canlıya en çok nakil gerçekleştiren ekibi. Bugüne kadar 800'ün üzerinde nakil gerçekleştiren ekip, karaciğer yetmezliği çeken hastalara şifa dağıtıyor. Ekip, Azerbeycan'a gidip, ülkenin ilk karaciğer naklini gerçekleştirdi. Kalp kapakçığı bankası ve kornea nakli bankasının bulunduğu hastanede kalp kapakçıkları ve kornealar saklanıp uygun hastalara naklediliyor.
Kadavradan organ bağışı ne demek?
Anestezi, noröloji, kardiyoloji ve beyin cerrahisi uzmanları, yoğun bakımda tedavi gören kişiye 'beyin ölümü' tanısını koyar. Bu aşamadan sonra hastanenin organ nakil koordinatörleri, beyin ölümü gerçekleşen kişinin yakınlarına, 'Yakınınızın organlarını bağışlamak ister misiniz' diye sorar. Aile bu isteği kabul ederse, kadavra organ bağışı gerçekleşmiş olur. Organ bağışı gerçekleşen kişinin organları alınarak, nakil bekleyen hastalara nakledilir.
Dört kişiye hayat verdi
Beyin kanaması şikayetiyle gittiği hastanede hayatını kaybeden 53 yaşındaki Hilmi Daloğlu'nun organları, başka hastalara şifa oldu
Beyin kanaması şikayetiyle kaldırıldığı İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde verdiği yaşam mücadelesini kaybeden Hilmi Daloğlu'nun (53) organları 4 kişiye hayat verdi. Daloğlu'nun karaciğeri ikiye bölünerek, 26 yaşındaki Musa Yıldız ve 4 yaşındaki Funda Uçkun'a nakledilirken böbrekler de Emre Akın (10) ve Yılmaz Al'a (38) takıldı.
8 AY BEKLEDİ
Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Doç. Dr. Murat Kılıç başkanlığında Yrd. Doç. Dr. Murat Sözbilen ve Plastik Cerrahi'den Prof. Dr. Mehmet Alper başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen nakille, Daloğlu'nun karaciğeri ikiye bölünerek, iki uygun hastaya nakledildi. 7 yaşından bu yana karaciğer yetmezliği çeken ve canlı verici bulunamadığı için 8 aydır organ bekleyen 26 yaşındaki Musa Yıldız ve 4 yaşındaki Funda Uçkun organ nakliyle şifa buldu.
İKİNCİ KEZ DOĞDU
Yine Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilen operasyonla iki böbrek her ikisi de Denizlili olan Emre Akın (10) ve Yılmaz Al (38) isimli hastalara nakledildi. Denizli Acıpayam Şehit Şereftay ilköğretim Okulu 3. sınıf öğrencisi Emre Akın, 1.5 yıldır diyaliz makinesine bağlı olarak yaşamını sürdürdüğünü belirterek, "Tek arzum bir an önce iyileşerek okuluma devam edebilmek" dedi. 16 yıllık evli ve 1 çocuk babası Yılmaz Al (38) ise 12 yıldır diyaliz makinesine bağlı olarak yaşadığını belirterek, "Canlı vericim olmadığı için tüm ümitlerimi kaybetmiştim. Yapılan organ bağışı sayesinde ikinci kez doğmuş gibi oldum" dedi.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
