Ege Üniversitesi organ alımında dibe vurdu
Tıp fakültesi, önceki yıllarda, beyin ölümü gerçekleşen hastalardan alınan organlarla pek çok kişiyi yaşama döndürerek önemli başarılara imza atmıştı
Kalp, karaciğer ve böbrek naklinde Türkiye ve dünya liderliğine koşan Ege Üniversitesi (E.Ü) Tıp Fakültesi Hastanesi, beyin ölümü gerçekleşenlerden (kadavra) organ alınması konusunda "sıfıra" vurdu. Bu konuda daha önceki yıllarda lider olan hastanede, 2008'de hiçbir kadavra organ bağışı gerçekleşmedi. Olumsuz tablo, yeni yılın ilk 13 gününde de sürdü. E.Ü'de, 2004'de 29, 2005'te 22, 2006'da 11, 2007'de 6 kadavra bağışı çıkmıştı. Bu kötü tablonun ortaya çıkmasında en büyük rolün birimler arası çekişme olabileceği öne sürüldü. Üniversitenin eski yönetimi zamanında yapılan bazı görevlendirmelerin, organ bağışı konusunda çalışan personel arasında yarattığı huzursuzluğun da başarısızlıkta etkili olduğu iddia edildi. Öte yandan, hastanelerin kayıtları üzerinde yapılan incelemede, beyin ölümü gerçekleşme ihtimali yüksek bazı hastaların E.Ü'den Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirildiği ortaya çıktı.

TAMAMEN TESADÜF
Hastanede, durumu en ağır ve kritik hastaların tedavi edildiği Anestezi ve Reanimasyon Ana Bilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Reşat Moral, konuya farklı bir yaklaşım getirdi. Prof. Dr. Moral, hastanede kadavradan organ bağışı alımının düşme nedenini, "tesadüf" olarak değerlendirdi. E.Ü. Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Serhat Bor ise, soruna neden olarak acil servisin yoğunluğunu gösterdi. Prof. Dr. Bor, "Acildeki yoğunluk nedeniyle, potansiyel beyin ölümü vakalarını gözden kaçırabiliyoruz. Üniversite hastanelerinin SSK'lılara açılmasıyla, acil serviste aşırı yoğunluk oldu. Hastanemizden çıkan kadavra sayısında azalma var. Ancak, nakilde bir azalma yok. Ayrıca, beyin ölümü tanısı için ek bir test lazım. Beyin damarlarına kan gidip gitmediğini gösteren BT filmi testi gerekiyor. Bu test de beyin ölümü bildiriminin azalmasında diğer bir faktör. Yönetim olarak bu ek testin daha pratik yapılması için çalışmalar yapıyoruz" diye konuştu.

İLGİNÇ İDDİA
E.Ü. Tıp Fakültesi Hastanesi Acil Servisi'ne gelen potansiyel donör adaylarının beyin ölümü bildirimlerinin ardından kadavra organ bağışının sağlanması amacıyla en yakındaki İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne yönlendirildiği de iddia edildi. Konuyla ilgili Yeni Asır'a açıklamada bulunan ve isminin yayınlanmasını istemeyen İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden bir yetkili ilginç bir iddiada bulundu. 2008'de E.Ü'den gönderilen iki hastanın, hastanelerinde beyin ölümlerinin gerçekleşip, aileleri tarafından organlarının bağışlandığını ifade etti. Yetkilinin, hastane kayıtlarından yararlanarak verdiği bilgilere göre, 3 Ağustos 2008 günü E.Ü. Hastanesi Acil Servisi'ne başvuran ve hayat fonksiyonları hızla kötüye giden S.K. (22), İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Hastanede beyin ölümü gerçekleşen S.K'nın organları bağışlandı. Bunun ardından 23 Eylül 2008'de H.T. (55) isimli hasta, E.Ü. Hastanesi Acil Servisi'nden İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Ailesi, bir kaç saat sonra beyin ölümü gerçekleşen H.T'nin organlarını bağışlama kararı aldı. E.Ü. Rektörü Prof. Dr. Candeğer Yılmaz'ın da, kadavradan organ bağışı sayısının artırılması için çalışma başlattığı öğrenildi.

Ne dediler
Ege Böbrek Hastaları Derneği Başkanı Nilgün Yıldırım:
"Diyaliz, kalp ve karaciğer yetmezliği olan hastaların tek yaşam umudu organ nakli. Ülkemizde ne kadar çok organ bağışı olursa, o kadar çok insan hayat bulacaktır. Her zaman bu bilinçle hareket etmek ve kendimizi organ bekleyen insanların yerine koymamız gerekiyor. E.Ü. Tıp Fakültesi'nde, kadavra organ bağışında bir düşüş var. Hastane yönetiminin bu konuda daha duyarlı olması gerekiyor" dedi.

Türkiye Organ Nakli Ulusal Koordinasyon Kurumu kurucu Başkanı ve Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Böbrek Nakli Grup Başkanı Prof. Dr. Cüneyt Hoşcoşkun:
"Hastanemizde ne yazık ki uzun zamandır beyin ölümü çıkmıyor. E.Ü. Hastanesi yönetimi kadavra çıkartan, organ nakli yapan sağlık çalışanlarına daha çok önem ve hassasiyet göstermeli. Bu konuda çalışma yapanlar hem onure edilmeli hem de ekonomik yönden desteklenmelidir" diye konuştu.

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi yıllara göre kadavradan organ bağışı sayıları
2004:            29
2005:            22
2006:            11
2007:            6
2008:            0
 
İzmir'de nakil olmayı bekleyenlerin sayısı
Kentte, 4 bin 500'den fazla kişi kalp, karaciğer ve böbrek nakli olmayı bekliyor. İzmir'de kalp nakli olmayı ve uygun organ çıkmasını bekleyenlerden biri de gazeteci Çağatay Çağlar. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde durumu takip edilen Çağlar (38), daha önce Yalovalı Gökhan Bari (20) ile birlikte tedavi görüyordu. Ancak, Gökhan Bari'nin kalbi uygun organ çıkmasını bekleyecek kadar dayanamadı. Dört ay kalp bekleyen Gökhan, Ekim 2008'de yaşamını yitirdi. Çağatay Çağlar, "İnsanlar lütfen duyarlı olsun, hayata bağlanmamız bağışlanacak bir organa bağlı" dedi.

İzmir'deki hastanelerde nakil olmayı bekleyen hasta sayıları şöyle
Ege Üniversitesi Hastanesi
Böbrek            :             2200
Kalp            :              40   

Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi
Böbrek            :            1210            
Kalp            :              10     
Karaciğer        :              35   

İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
Böbrek            :             500   

İzmir Bozyaka Eğitim ve Araştırma Hastanesi:                   
Böbrek            :            500